RtB Eğitim Çözümleri
 
 

 

E-Öğrenme
 

E-öğrenme (e-learning) Nedir?



Elektronik ağ teknolojisi ile öğrenim amaçlı her türlü materyalin dağıtılması, idare edilmesi, seçilmesi, tasarlanması, kullanılması veya bunlar üstünden iletişime girilmesine e-öğrenme denir.

E-öğrenmede, bazı durumlarda zaman ve mekan, kullanıcının kontrolündedir. E-öğrenme ile ilgili ana hedef, öğrenme ile ilgili planlama yapılırken, kullanıcı olacak bireylerin kişisel tercihlerini ve yeteneklerini göz önünde bulundurarak planın gerçekleşmesini sağlamaktır.

Son kullanıcının katettiği evrelerin kişisel bazda takip edilmesi, kaydedilmesi ve yönlendirilmesi, beklenen bir hizmettir.

E-öğrenmenin tüketici açısından avantajları

E-öğrenmenin sunacağı avantajları şirketler ve kullanıcılar açısından değerlendirmek mümkündür:

Şirketlerin, çalışanlarınının işbaşı eğitimi için klasik öğrenim yöntemleri yerine, e-öğrenmeyi tercih etmeleri, genellikle ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Çalışanların öğrenim amacı ile yapacağı yol giderleri, konaklama gibi harcamalar ve bu süreçte şirket verimliliğinin düşmesinden kaynaklanan maddi kayıplar,
e-öğrenmeyle tahminen %50 ila %60 oranında azalmaktadır.

Kullanıcı açısından e-öğrenmenin pek çok avantajı vardır. Bunları aşağıda kısaca şöyle açıklayabiliriz:

  • E-öğrenme son kullanıcıya herhangi bir mekânda öğrenim imkânı tanımaktadır
  • Eğitimi verilen konuda pek çok uzman biraraya geldiğinde konu, kullanıcıya geniş bir yelpazede sunulabilir.
  • Kullanıcı, sınıf içinde karşılaştığı utangaçlık, güvensizlik ya da eğitmene verilecek yanıt süresinin uzun olması gibi sorunlarla karşılaşmayacak ya da bu sorunlarını daha kolay hâlledebilecektir.
  • E-öğrenme son kullanıcıyı kendi öğrenim hayatında sorumluluk alması için yüreklendirir.
  • E-öğrenme, dünya çapında benzer öğrenim süreçlerinin ve tecrübelerinin paylaşılmasını sağlar.
  • E-öğrenme, son kullanıcının başarısızlığını klasik eğitime göre daha rahat ve güvenli bir ortamda yaşamasına neden olduğundan kullanıcı için başarı yolu açık kalmaktadır.

E-öğrenmede Dikkat Edilmesi Gerekenler

E-öğrenmede gelinen bugünkü noktada uzmanların birleştiği sonuç, genellikle senkron uygulamaların asenkron uygulamalara göre baha başarılı olduğu yönündedir.

New York University Online'ın eğitimden sorumlu ikinci başkanı David Hawthorne, "Eğer kişilerin davranışlarını değiştirmek istiyorsanız bilgi transferinden daha fazlasını yapmalısınız. Kişinin yeni bilgiyi kullanması için bu bilgiye güvenmesini sağlamalısınız." demektedir. Hawthorne, bir eğitmenin bir kullanıcıya, "Bunu gerçekten başarıyorsun." demesinden daha güçlü bir motivasyonunun olamayacağı inancında.

Pennsylvania State Üniversitesi'ne bağlı olarak çalışan ve uzaktan öğrenim yapılan Penn State World Campus'te online ders tamamlama oranı 1998 yılı bahar döneminde %80 kadarken, 2000 yılı güz döneminde bu oran %95'lere çıkmıştır. Derslerin çoğunluğunun asenkron verildiği, World Campus'te ders sonunda kullanıcı, not veya sertifika alabilmektedir. World Campus'te uzaktan öğrenim öğrenci işleri direktörü olan Jean McGrath, dersleri tamamlama oranının artışında aşağıdaki unsurlara atıfta bulunmaktadır:

  • Önceliğin öğrenci beklentileri doğrultusunda olması,
  • Doğru ders tasarımının oluşturulması,
  • Eğitmenin profesyonel gelişim içinde olması,
  • Öğrencinin fakülte ile yoğun iletişim içinde olması,

McGrath World Campus'un başarısında eğitmenin anahtar rol oynadığını belirtmekte ve "En iyi dersi kullanıcılara sağlayabilirsiniz, fakat öğrencilerle çalışacak eğitmenleriniz yoksa onlar dersi bırakırlar." demektedir.

Senkron uygulamalarda eğitmenlerin belli zamanda belli sayıda kullanıcıya ulaştığı düşünülürse, e-öğrenme hizmeti veren kurum için başta ekonomik olmak üzere pek çok zorluğun söz konusu olduğu görülür. Dolayısıyla, senkron eğitimi her kullanıcıya istenen ölçüde ulaştırmak mümkün olmayabilir. Bu durumda
e-öğrenme hizmeti veren kurumlar, asenkron eğitimi düşünmektedirler.

Eğer ders, asenkron olarak kurgulanmışsa; asenkron dersleri, canlı derslerle desteklemek, kullanıcı katılımını ve motivasyonunu artırmaktadır. New York University Online araştırması göstermektedir ki, her dört saat kendi kendine öğrenim için bir saat canlı dersin olduğu uygulama, verimi hayli yüksek bir programdır. Dolayısı ile, canlı derslerle bezenmiş asenkron programlar için, bu sektörde yüksek kullanıcı katılımı sağlayan bir "altın yöntem" dir diyebiliriz. Bu tür, iyi hazırlanmış bir dersin özellikleri de şunlar olmalıdır:

  • Öğretilecek materyalin hedefi, tam olarak belirtilmelidir.
  • Kullanıcıların, dersi öğrenebilmeleri için gerekli olan bilgi ve becerileri hatırlamaları sağlanmalıdır.
  • Kullanıcıya dersi tam kavratmak için pekiştirici örnek alıştırma ve ödev verilmeli, bunlar ders eğitmeni ile etkileşim hâlinde yapılmalıdır.
  • Gerekli geri bildirimler, zamanında ve yerinde sunulmalıdır.
  • Ders sonunda, kullanıcının dersi ne kadar öğrendiği mutlaka ölçülmelidir.

Yapılan araştırmalar, e-öğrenmenin kullanıcılar için şu açılardan tatminkâr olması gerektiğini göstermiştir:

  • E-öğrenme hayatı sonrasında kişi, bu eğitimi sertifika, diploma ya da (üniversite öğrencisi ise) not olarak somut bir şekilde kariyerinde görmek istemektedir.
  • Sanal ofis saatlerinin yoğun olması ve her istendiğinde aktif hizmet almak oldukça önemlidir.
  • Kullanıcı, haftanın 7 günü 24 saat, teknik destek almayı istemektedir.
  • Ders almak istediği zamanı kullanıcı kendisi belirlemek istemektedir.
  • Ödev teslim tarihlerinin esnek olması, kullanıcı açısından oldukça önemlidir.
  • Kullanıcı, program indirmek için 15 saniyeden fazla beklemek istememektedir.
  • Kullanıcı, konu dışı, sesli veya görüntülü animasyon istememektedir.
  • Kullanıcı tarafından seçilen dersler, kendi hedefleri ile büyük ölçüde örtüşmelidir.
  • Dersi tam olarak bitirebilmesi için kullanıcı, ders esnasında doğru olarak yönlendirilmek istemektedir.
 
 

© 2009 RtB Eğitim Çözümleri